İngiltere Premier League’in 30. haftası, futbolseverleri efsanevi Anfield atmosferinde oldukça ilginç bir mücadeleyle karşılıyor. Liverpool ve Tottenham Hotspur arasındaki rekabet, bu kez her zamankinden çok farklı bir bağlamda gerçekleşiyor. Geçen sezonun şampiyonu olan ancak bu sezon zirvenin uzağında kalan Liverpool, tarihinin en ağır krizlerinden birini yönetmeye çalışan ve küme düşme hattının sıcaklığını ensesinde hisseden bir Tottenham’ı ağırlayacak. Her iki ekip için de bu 90 dakika, sezonun geri kalanı için bir kırılma noktası niteliği taşıyor.
Takımların Mevcut Durumu ve Kritik Eksikler
Arne Slot yönetimindeki Liverpool, 2024-2025 sezonunda elde ettiği görkemli şampiyonluğun ardından bu sezon beklenen istikrarı bir türlü yakalayamadı. Sezona beş maçlık bir galibiyet serisiyle başlayarak rakiplerine gözdağı verseler de, 2026 yılına girilmesiyle birlikte kırmızılılar üzerinde bir ölü toprağı serpilmiş gibi görünüyor. Şu an 45 puanla 6. sırada yer alan ekip için lider Arsenal ile aradaki 16 puanlık fark, şampiyonluk umutlarının mucizelere kaldığını gösteriyor. Ancak Şampiyonlar Ligi bileti almak için ilk dört mücadelesi tüm hızıyla devam ediyor.
Tottenham tarafında ise durum çok daha vahim. Thomas Frank ile yolların ayrılmasının ardından göreve getirilen Hırvat teknik adam Igor Tudor, adeta bir “yangın yerini” devraldı. 26 maçta sadece 29 puan toplayabilen Kuzey Londra ekibi, düşme hattına sadece 4 puan uzaklıkta bulunuyor. Tudor’un ilk sınavı olan Arsenal derbisinde alınan 4-1’lik yenilgi, takımın ne kadar kırılgan bir yapıda olduğunu bir kez daha kanıtladı. Takımdaki genel krizi şu maddelerle özetlemek mümkün:
- Tottenham, 2026 yılı içerisinde henüz bir Premier League galibiyeti almayı başaramadı.
- Kadroda yer alan 12 farklı oyuncunun sakatlıkları nedeniyle Igor Tudor rotasyon yapmakta zorlanıyor.
- Savunma hattının en önemli ismi ve kaptan Cristian Romero’nun cezalı olması, Anfield deplasmanı öncesi büyük bir handikap oluşturuyor.
- Takımın fiziksel kondisyonunun, Tudor’un agresif pres futboluna henüz yanıt veremediği gözlemleniyor.
Igor Tudor, Juventus ve Marsilya gibi takımlarda uygulattığı sert disiplin ve yüksek yoğunluklu futbolu Tottenham’a aşılamak istese de, elindeki kısıtlı ve moralsiz kadro bu dönüşümü yavaşlatıyor. Özellikle Arsenal karşısında ikinci yarıda yaşanan fiziksel çöküş, Liverpool gibi tempolu bir takım karşısında en büyük endişe kaynağı olarak görülüyor.
Maç Önü Analizi ve Skor Tahmini
Liverpool, her ne kadar bu sezon savunmada geçen yıla oranla daha fazla açık verse de, Anfield’da oynamanın getirdiği psikolojik üstünlüğü hala elinde bulunduruyor. Mohamed Salah’ın hücumdaki etkinliği ve orta sahadaki pres gücü, Tottenham’ın savunmadan top çıkarmakta yaşadığı sorunları cezalandırabilecek nitelikte. Arne Slot, bu maçta erken bir gol bularak rakibinin zaten düşük olan direncini tamamen kırmayı hedefleyecektir.
Tottenham cephesinde ise tüm gözler Randal Kolo Muani, Xavi Simons ve Dominic Solanke gibi isimlerin üzerinde olacak. Tudor’un takımı, Liverpool’un savunma arkasında bıraktığı boşlukları değerlendirmeye çalışacaktır; ancak orta saha hakimiyetini kaybetmeleri durumunda bu fırsatları bulmaları oldukça zor. Savunmada yapılacak en küçük bir konsantrasyon kaybı, Anfield’da farkın açılmasına neden olabilir. Tottenham’ın son 9 lig maçında galibiyet alamamış olması, oyuncular üzerindeki baskıyı daha da artırıyor.
İstatistiksel verilere ve takımların son form durumlarına bakıldığında, Liverpool bu karşılaşmanın mutlak favorisi olarak öne çıkıyor. Tottenham’ın yaşadığı derin sakatlık krizi ve teknik direktör değişikliğinin henüz sahaya olumlu yansımamış olması, ev sahibi ekibin işini kolaylaştıracaktır. Anfield’da seyirci desteğini arkasına alacak olan Liverpool’un, rakibini 3-0 gibi net bir skorla geçmesini bekliyoruz. Maçın gidişatı açısından Liverpool galibiyeti ve toplam gol sayısının 2.5 barajını aşması oldukça muhtemel bir senaryo olarak duruyor.
