ABD, Kanada ve Meksika’nın ortaklaşa ev sahipliği yapacağı 2026 Dünya Kupası’nda kuralar çekildiğinde, futbolseverlerin gözü alfabenin sonuna, L Grubu’na takıldı. İngiltere, Hırvatistan, Gana ve Panama’nın bir araya geldiği bu dörtlü, turnuvanın en dengeli ve dramatik eşleşmelerinden birini sunuyor. 1966’dan bu yana süregelen şampiyonluk hasretini dindirmek isteyen İngiltere, Thomas Tuchel yönetiminde yeni bir kimlik ararken; Hırvatistan, efsanevi kaptanı Luka Modric’in kariyerindeki son büyük turnuvaya ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Gana’nın yaşadığı teknik direktör krizi ve Panama’nın yükselen formu, bu grubu tam anlamıyla bir “strateji savaşı” haline getiriyor.
Grup aşaması öncesinde otoritelerin ve bahis piyasasının görüşü oldukça net. FIFA sıralamasında 4. basamakta yer alan İngiltere, 1.30’luk liderlik oranıyla grubun mutlak favorisi olarak gösteriliyor. Onu 11. sıradaki Hırvatistan 5.00’lık oranıyla takip ederken, 33. sıradaki Panama ve 74. sıradaki Gana sürpriz arayan ekipler olarak dikkat çekiyor. Ancak futbol tarihinin tozlu sayfaları, İngiltere ve Hırvatistan arasındaki rekabetin kağıt üzerindeki rakamlardan çok daha fazlasını barındırdığını hatırlatıyor.
Özellikle 2018 Rusya Dünya Kupası yarı finalinde Hırvatistan’ın İngiltere’yi eleyerek finale yükselmesi, bu iki takım arasındaki rekabete derin bir yara izi bıraktı. İngiltere her ne kadar EURO 2020’de intikamını alsa da, turnuva formatında Hırvatistan’ın direnci her zaman bir soru işareti oluşturuyor. Teknik direktör Zlatko Dalic’in “L Grubu, kuradaki en zorlu eşleşmelerden biri” açıklaması da grubun ne kadar ciddiye alındığının en somut kanıtı.
Gareth Southgate sonrası dönemde dümene geçen Thomas Tuchel, İngiltere milli takımına modern bir dokunuş getirmeyi hedefliyor. 2026 eleme sürecinde UEFA K Grubu’nda oynadığı 8 maçın tamamını kazanan ve kalesinde hiç gol görmeyen bir takım devralan Tuchel, savunma disiplinini hücumdaki yaratıcılıkla birleştirmeye çalışıyor. Takımın kalbinde ise dünya futbolunun en büyük yıldızlarından üçü yer alıyor:
Tuchel’in Mart 2026’da Japonya’ya karşı aldığı 1-0’lık hazırlık maçı mağlubiyeti, Ada basınında kısa süreli bir panik yaratsa da, Arnavutluk karşısındaki 4-0’lık net galibiyet takımın turnuva ritmini bulduğunu gösterdi. Alman teknik adamın 4-3-3 ve 4-2-3-1 formasyonları arasındaki geçişleri, grup maçlarında belirleyici rol oynayacak.
Hırvat futbolu için 2026, sadece bir turnuva değil, bir devrin kapanışı anlamına geliyor. 40 yaşına merdiven dayayan Luka Modric, milli takım formasıyla çıktığı 178 maçın ardından kariyerini bir Dünya Kupası zaferiyle taçlandırmak istiyor. 2018’deki ikincilik ve 2022’deki üçüncülükten sonra Hırvatlar, “Vatreni” ruhunu Kuzey Amerika sahalarına taşımaya kararlı.
Modric’e orta sahada eşlik eden Mateo Kovacic ve savunmanın bel kemiği Josko Gvardiol, Hırvatistan’ın omurgasını oluşturuyor. Özellikle Gvardiol’un Premier Lig tecrübesi, İngiltere forvetlerini durdurma noktasında Hırvatistan’ın en büyük kozu olacak. Teknik direktör Dalic, tecrübeli kadrosuna genç yetenekleri entegre ederek dengeli bir turnuva takımı yaratmayı başardı.
L Grubu’nun alt sıralarında yer alan ancak hafife alınmaması gereken iki takım var. Gana, turnuvaya aylar kala teknik direktör değişikliğine giderek Carlos Queiroz’u göreve getirdi. Queiroz’un savunma odaklı oyun anlayışı, İngiltere ve Hırvatistan gibi devleri zorlamak adına stratejik bir hamle olarak görülüyor. Jordan Ayew ve Mohammed Salisu gibi tecrübeli isimler, Black Stars’ın gruptaki kaderini belirleyecek.
Panama ise Thomas Christiansen önderliğinde tarihinde ikinci kez bu sahneye çıkıyor. 2018’deki tecrübesizliğini üzerinden atan “Kanal Ülkesi”, CONCACAF elemelerindeki dominant futboluyla dikkat çekti. Panama’nın hızı ve fiziksel direnci, özellikle maçların son bölümlerinde rakipleri için ciddi bir tehdit oluşturabilir.
L Grubu mücadeleleri, ABD’nin Dallas, Foxborough ve Philadelphia şehirleriyle Kanada’nın Toronto kentindeki modern stadyumlarda oynanacak. Futbolseverler, bu dev heyecanı Türkiye’de TRT 1 ve TRT Spor ekranlarından canlı olarak takip edebilecekler. Saat farkı nedeniyle gece saatlerine sarkan maçlar, futbol tutkunlarını uykusuz bırakacak bir maratona davet ediyor.
“Futbol eve mi dönüyor, yoksa Hırvatistan son sözünü mü söylüyor? L Grubu, 2026’nın en büyük cevaplarından birini verecek.”
Sonuç olarak L Grubu; taktiksel dehaların, veda eden efsanelerin ve şampiyonluk rüyasıyla yanıp tutuşan devlerin buluşma noktası olacak. Tuchel’in planları Modric’in tecrübesine çarpacak mı, yoksa Gana ve Panama bu büyük senaryoyu bozacak mı? Cevaplar, Haziran 2026’da sahada verilecek.
Arsenal’in başındaki Mikel Arteta, sergilediği istikrarlı yönetim ve takımını her alanda yukarı taşıyan yaklaşımıyla Premier…
Trabzonspor’da Felipe Augusto için konuşulan yüksek teklif, yaz döneminin en dikkat çeken başlıklarından biri haline…
TOFAŞ, 2026-2027 sezonu öncesinde başantrenörlük görevini Massimo Cancellieri’ye emanet etti. Bursa temsilcisi, bu tercihle birlikte…
Fenerbahçe’de 6-7 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilecek olan olağanüstü seçimli genel kurul, kulübün gelecekteki transfer stratejilerini…
Dünya voleybolunun en prestijli kulüplerinden biri olan Eczacıbaşı Dynavit, geleceğin kadrosunu inşa etme yolunda dev…
A Milli Erkek Voleybol Takımımız, küresel voleybol arenasının en prestijli turnuvalarından biri olarak kabul edilen…